22 Ocak 2013 Salı


Nerden başlanır nasıl anlatılır inanın duygularımı anlatma zorlanıyorum. Çünkü; bu yazımla milyonlarca insanın sesi ve soluğu olduğum için. Bir ak masalı birde uyutma masalı tutturmuşuz gidiyoruz.  Şunu açık ve net söylüyorum ben bu ülkeye  bakan Suat Kılıç ’tanda yardımcısı Yusuf Tekin’den de ve diğerlerinden de daha fazla bedel verdim.  

Ben bu ülkeye bu vatana 2 tane  aslanlar gibi Şehit verdim. Üstüne yetmedi rahmetli annecimde oğlum oğlum diye diye hayata gözlerini yumdu. Şimdi analı oğullu-Giresun’da Ay yıldızlı bayrağın altında yatıyorlar.

Ama ne hikmettir ki, Bakan Suat Kılıç ve Yardımcısı Yusuf  Tekin’in nezaretinde Marka Futbol ’un başındaki ben Ahmet Özer olarak adam yerine bile alınmıyoruz.  Televizyonlara spor programlarına servis yapılıyor, eskiden TRT’de yorumcunun biri deri ceket giydi diye toplum kıyafetine ters burayı TRT kurumu diye işine son verenler, şimdi bazı şahıslar atamalarla TRT’de  spor programı yorumcuları Murat Çelik, Ali ece gibi kulağında KÜPE, kafasında BERE takanlarla bayanların bazıları ise bazıların giydikleri kıyafetler canlı yayında ortada. Buraları bilgisi, görgüsü, donanımı ve enine-boyuna, artısı-eksisi ,geldisi-gittiyse hak eden vatan evlatları  Avutuluyoruz süslü okkalı sözlerle uyutuluyoruz.  Sorsak neden böyle desek Ahmet’im o bizi aşıyor abisi derler.

Bakan Suat Kılıç’ın kalem müdürü  ve hukuk danışmanı yanlış zikretmediysem Ercan Bey ile telefon görüşmemizde bana dedi, Ahmet Bey canınızı sıkmayın Ersin Düzen’e rica ederiz dedi. Evet evet yanlış duymadınız tam bir kamere şakası gibi. Rica ederiz dedi. Bende dedim Bu Cumhuriyet’in spor bakanlığı rica edemez, siz makamın ne olduğunu halen anlayamamışsınız kavrayamamışsınız dedim.. O zaman bu ülkede “Spor Bakanlığı”  ne iş yapar ve “Spor Bakanlığı” ne işe yarar?  Veya  ayıptır sorması spor bakanlığında sizler ne iş yaparsınız ?

Şöyle demiş Hazreti Mevlana ‘’Ben Çok İnsan Gördüm üstünde elbisesi yok, Çok Elbise Gördüm içinde insan yok ‘’ Geçte olsa anlıyorsun ki,  Büs büyük koltuklarda, kocaman kocaman koltuklarda ufacık ufacık adamlar… Hey Gidi Heyyyy…

Türkiye’de Futbol kaosun içinde,  sayın bakanımız bol bol twet atıyor, şuradayım buradayım şöyle böyle, valla bende bir twetir hesabı açtım, vallahi twittırdan daha iyi hava atılıyor. Benim gibi hava atmak isteyen herkese tavsiye ederim.  Neyse biz spora dönelim, Futbol harici diğer branşlar deseniz genelleme olarak dibe vurmuş durumda. Olimpiyat düzeyinde deseniz, her gün daha da kötüye gidip kan kaybediyoruz. Gururlandığımız madalyalarıyla halter, güreş deseniz tablo ortada sürekli ağır kan kaybediyoruz. Birçok branş var amatör sporlar adı altında adlandırdığımız, her birine örtülü ödeneklerden yıllık dünyanın parası gidiyor el ayak altından değil alenen. Yani senin benim tüyü bitmemiş yetim guraba’nın parası gidiyor. Örtülü ödenek konuş ise tam komedi, Spor Bakanı talimat veriyor, onlar ödeme yapıyor. Lakin bun ödenekler gerçekten de hizmet için yada güzellikleri sunmak için mi yapıyor derseniz ?  Bol kepçeden dağıtılıyor lakin olimpiyat düzeyinde dilim varmıyor ne denli diğer ülkelerin gerisinde olduğumuzu söylemeye.  Tablo ortada. Bu sorunun cevabını sanırım Spor bakanı Suat Kılıç ve yardımcısı Yusuf Tekin söylemeleri daha makbule geçer diye düşünüyorum. Büs büyük koltuklarda, kocaman kocaman koltuklarda ufacık ufacık adamlar…

Örtülü ödenekten talep etmek için  spor bakanlığı gerçekten faydalı hizmet için, yazılı çizili dosyalı ( Kendilerinin gösterdiği ) halde sunsan  bile işine göre yani adamına göre muamele yapıyor örtülü ödenekte ben buna bizzat gözlerimle ve kulağımla şahit oldum. İnanın bunu anlatsam Türkiye’de yer yerinden oynar, Hal böyleyken, yani sporcu yetişmesinin ve Türk Futboluna güzelliklerin yolu kapalıyken “Spor Bakanlığı”  ne iş yapar ve “Spor Bakanlığı” ne işe yarar?  lakin ben bunu şimdilik sineye çekiyor, vakti ve zamanı geldiğinde sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’e bizzat deklare edeceğim.

Suat Kılıç, 6 Temmuz 2011’de Gençlik ve Spor Bakanı olmuş, 24 Ağustos 2011’de 9.500 TL Aylık Maaş, artı Makam Aracı ve Sıhhıye’de büyük bir ofis vede emrinde onca personel  ile Spor bakan Yardımcısı Yusuf Tekin atanmıştı. Şimdilerde Sıhhıye’de dar geldi bir çok kişi işten çıkartıldı yerlerine , Kendi dışardan tanıdıklarını getirdikleri için, kırmadan güle güle dediler. :)Şimdi ise daha konforlu ve daha büyük makama taşınıyorlar.

Herkes gibi bende çok ümitliydim, genç bir reaksiyon, bakan Kılıç’ın konuşmalarına bakıldığında % 10’unu yapsa ülkede spor çağ atlar düşüncesi içerisindeydim. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin’i, üşenmedim İstanbul’dan Ankara’ya geçip defalarca Yusuf Tekin’i makamında ziyaret ettim. Erzurum’un bağrından kopup gelen mert biri olarak benimsedim. Bakan Suat Kılıç’ı ise Karadeniz’in yetiştirdiği bıçkın delikanlı olarak benimsedim, çünkü; bende Karadenizli olduğum için oradan yetişen kişilerin kararlıkla ısrarla her türlü işin üstesinden gelebileceğini tahmin ediyordum.

Bakanı ziyaretimde baktık ki çok farklı biriydi ağzından bal damlıyordu adeta, bütün konulara Vakıflı gibi duruyordu. Bizler ile Türk Sporu ve Türk Futbolu ile ilgili çok çarpıcı görüşler içerisinde ve bizlere de projeleriniz varsa mail olarak düşüncelerimizi bildirmemizi söylemişti.

Bende Türkiye’mizin kanayan yarası spor programlarını dile getirdim. Hani şu TRT’de çıkan yani spor programları yapan arkadaşların çoğunda erkek yorumcuların kulağında KÜPE, kafasında SİYAH BERE, birkaç istisna TRT’deki spor programı yapanların Futbolun ''F''sini Spor ’un  ''S'' sini bilmediklerini, futbol topunu görseler bomba sanıp karakola götürecekleri vurguladım. Yani sizlerin spor ’un gerçek sahibi siz siz spor severlerin daha ötesi Türkiye’deki vatandaşlarımızın sesini haykırışını söyledik.

Sayın bakanımızın ve özelliklede bakan yardımcımızın, yer mesafe kilometre engel tanımadan Türkiye’nin 4 bir tarafındaki Marka Futbol sitemize gönül vermiş değerli ( yerel gazeteci ) arkadaşlarıma özel ricalarım doğrultusunda katıldığı bütün etkinliklerde konuşmalarını ve fotoğrafları ile birlikte kendi köşelerinde haber yaptırdım, her birinin sesine ses olmasını sağladım.

Türkiye’nin 4 bir tarafındaki Marka Futbol sitemize gönül vermiş değerli ( yerel gazeteci ) arkadaşlarım bir gün bile ricamı geri çevirmediler, yağmurda yağışta karda fırtınada seslerine ses oldular. Bunları kendilerinden bir çıkar menfaat beklemeden sırf  adamlıklarına ve insanlıklarına duyduğum güvenden dolayı yaptım.

Bunları kendilerine hiç yansıtmadım, taki gel gör ki, Güzelim Türkiye’mizin sporunun beklentilerinin çok çok altında olduğunu far ettiğimde deyim yerinde ise gerçekleri gördüğümde, yani gözümün açıldığımda desem tam yeri olur.

Esasa gelirsek, sporda başarısızlığın temelinde Milli Eğitim’in sporu yeterince algılayamadığı gerçeği var. Çağa göre yorumlarsak, Milli Eğitim tam bir spor cahili.

Hal böyleyken, yani sporcu yetişmesinin yolu kapalıyken “Spor Bakanlığı”  ne iş yapar ve “Spor Bakanlığı” ne işe yarar? Herhalde Bakanlığı olup da sporu olmayan dünyada tek ülkeyiz.

Avrupa ülkelerine baktığımızda karşımıza çıkan sonuç şu... 50 Avrupa ülkesinde aktif sporcu sayısının nüfusa göre ortalaması yüzde 16 ile yüzde 22 arasında değişiyor. Türkiye ise Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip (yüzde 30.5) bir ülke olmasına rağmen aktif sporcu oranı yüzde 0.7 seviyesinde.

Söylenecek ve yazılacak çok şeyler var, zamanla bizler buradan belirteceğiz, şimdilik bize müsaade, birde ricam olacak sizlerden lütfen bu yazımın altına yorum yapmayın. Bazen susmakta çok şey söylemektir, bazen susmakta, sesiz kalmakta bağırmak ve çok şeyler söylemektir diyor altına yorum yapmamanızı ısrarla rica ediyorum.

Yazarlar

Hepsini Gör

SON HABERLER

14 Haziran 2018 Perşembe
Bayramınız mübarek olsun
09 Haziran 2018 Cumartesi
Cihat Arslan Adanaspor'da
09 Haziran 2018 Cumartesi
Horoz Özköylü'ye emanet